Gelişmekte Olan Ülkelere Para Akışı Devam Eder mi?

0

Amerikan Merkez Bankası (FED) geçtiğimiz ayki toplantısında faiz artışında yavaşlayacağını açıkladı. Halbuki son toplantı öncesine kadar 2019 yılı içerisinde iki yada üç adet faiz artışı bekleniyordu. Bu durumda yıl sonuna kadar ya hiç faiz artışı olmayacak ya da maksimum bir defa artış olacaktır.

Bunun ardından Çin de parasal genişleme ve faiz indirim sürecine girdi. Arkasından Avrupa birliği parasal genişlemenin devamına karar verdi. Avrupa Merkez Bankası (ECB) 2019 yılı için enflasyon tahminini yüzde 1.6’dan yüzde 1.2’ye, 2019 büyüme tahminini ise yüzde 1.7’den yüzde 1.1’e revize etti. Dünyanın aktör ekonomileri yavaşlayan küresel büyümeye ve resesyon tehlikesine karşın bir kez daha bol ve ucuz para silahına sarıldılar.

Faizlerin artmayacak olması küresel likitidenin bollaşmaya devam etmesine yol açabilir. Bu durum bizim gibi gelişmekte olan ekonomilere katkı sağlayacaktır. Ayrıca  küresel ticaretin yavaşlıyor olması, avrupa ekonomisinin büyüme hızının düşecek olması Türkiye’nin ekonomisine de negatif etkisi olacaktır.

Diğer taraftan Çin ile ABD’nin ticaret görüşmelerinin nasıl sonuçlanacağı belli olmamakla birlikte Mart sonuna kadar anlaşma olmazsa gümrük vergilerini yükselteceğim diyen ABD başkanı Trump, bu sürecin Amerika ekonomisi  için  risk oluşturacağını düşünerek geri adım attı. Ve Mart sonunun mutlak bir tarih olmadığını, görüşmenin ucunun açık olduğunu belirtti. Bir anlaşma olmadan masadan kalkılmayacaktır.

Bu gelişmelerden anlamak münkündürki; dünyada halen yaşanan ve devam edeceği anlaşılan durgunluk halinin bizim gibi ekonomileri etkilemesi kaçınılmazdır.

Her ne kadar kısmen oluşacak para bolluğu bizim ekonomileri kısmen olumlu etkilese de kendi iç dinamiklerimiz, sanai üretimindeki çöküş, dünyada daralan ticaret hacmi, ithalata dayalı ekonomik büyüme modeli, bilim ve teknoloji üretemeyen yapı, bizi uzun sürebilecek bir resesyona (durgunluk-negatif büyüme) doğru itiyor.

Resesyon ortamları krizlere elverişli ortamlar olarak bilinir. Umarım önümüzdeki dönemlerde bir kriz yaşamayız. Merkez Bankalarının işlevsel rol oynamaları krizleri önleyecektir. 17.03.2019

 

Zeki Bektaş

Bir yorum bırakın