Sosyal Psikoloji:Kalabalığın İnsanlar Üzerinde Etkisi

0

Sosyalpsikologlar çok eskiden beri şu soruya cevap arıyorlar bir ortamda bulunan insanların yalın varlıkları diğer kişileri nasıl etkiler?  Diyelim ki logo yaparken, içeriye biri girdi sizi seyretmeye başladı bu durum sizin performansınızı artırır mı artırmaz mı?

Diğer insanların ortama girmesinin insanlar üstündeki etkisi ile ilgili olarak şu görüşler öne çıkıyor

1-SOSYAL HIZLANDIRMA

Norman Triplett 1898 yılında bisikletçilerle deney yapıyor ve bisikletçilerin daima birbirleriyle yarıştıklarında tek başına yarıştıklarından daha başarılı olduklarını söylüyor, bu sosyal hızlandırmadır.

Triplett ayrıca 40 çocukla olta sardırma deneyini de yapıyor. Sonuç olarak;

1-Ortamda başka birinin olması yarışma olsun olmasın performansı artırıyor, Daha sonra yapılan araştırmalarda,

2- Bu olgu sadece insanlarda değil diğer canlılarda da görülüyor.

Diğer insanların yalın varlıkları performansı artırıyor buna sosyal hızlandırma deniyor.

Bazı araştırmacılar farklı bulgulara ulaşıyorlar, bazen diğer insanların varlığı performansı ketliyor. Buna dayanarak Sosyal hızlandırma yalın insanların varlığı performansı hızlandırır veya azaltır deniyor.

Zajonc’a göre bunun nedeni:

**Başka kimselerin varlığı, kişinin güdülenmesini ve faaliyet düzeyini arttırır. Böyle olunca, kişinin yapma eğiliminde olduğu (baskın) tepkilerini yapma olasılığı artar.

**Böylece, kişinin yanlış yapma eğilimi varsa, grup içinde yanlışları artacak; doğru yapma eğilimi varsa da, doğru işlem yapma olasılığı artacaktır.

1.1Zajonc bu çelişkili sonuçlara bir önermede bulunmuş, diğer insanların yalın varlıkları kolay, iyi öğrenilmiş görevlerde performans artırırken, zor, iyi öğrenilmemiş görevlerde performansı azaltıyor.

Zajonc diğer insanların etkisi 3 adımda gerçekleşir diyor.

1.1.1-görev yaparken diğer insanların varlığı uyarılmışlık durumu ortaya çıkarır,(bu evrimsel gelişimle ilgili)

1.1.2-insanlar uyarılmışlık durumu yaşarken başat (baskın) olan tepkiler vermeye başlar (başat=verilmesi en muhtemel tepki)

1.1.3- insanlar uyarılmışlık durumunda başat olan tepkileri verirlerse görev iyi öğrenilmiş ve kolay bir görevse performans artar görev zor ve öğrenilmemişse performans düşer.(başat tepki yanlış/doğru tepki görev öğrenilmemişse yanlış öğrenilmişse doğru tepki)

1.2-Değerlendirme kaygısı açıklaması: diğer insanların bizde uyarılmışlık durumu çıkarması diğer insanların bizim performansımızı değerlendirme kapasitesi (bilgisi ) yoksa fark yaratmaz, uyarılmışlık durumu ortaya çıkmayacağı için başat tepkiye yol açmaz.

1.3-Bir başka açıklama dikkat dağılması, çatışma hipotezi adı veriliyor.

Diğer insanların varlığı bizde genel uyarılmışlık ortaya çıkartır, bir performansta bulunurken ortama birinin girmesi yapılan işle bir çatışma çıkarır, dikkat dağıtır.

(giren kişiye mi bakayım işimi mi yapayım) görevi iyi öğrenmişsek performans artar karmaşık zor işse dikkat ortama girene gider dikkat dağılır performans düşer). Bu hipotezde öne sürülen açıklamanın sosyal bir tarafı yok aynı şeyi fiziksel bir uyarıcı da yapar.

1.4- Kendini sunuş, izlenim oluşturma hipotezi

İlişki veya etkileşim içinde olduğumuz bireylerin bizim hakkımızda arzu ettiğimiz bir izlenim oluşturmaları, mevcut izlenimi değiştirme veya sürdürmek üzere yaptığımız her türlü davranıştır. İki söylenişi vardır: kendini sunuş, izlenim yönetme, denetleme olarak adlandırılır.

Amaç maddi veya sosyal kazanç ya da istediğimiz izlenimi oluşturarak benlik değerimizi korumak olabilir.

Yetenekli, yeterli başarılı görünmek isteriz yaptığımız basit bir görev se bu görevde ne kadar iyi olduğumuzu kanıtlamak isteriz yaptığımız görevi iyi öğrenmemişsek zorsa birden iyi izlenim oluşturamayacağımız, başarılı olamayacağımız kaygısı devreye girer. Kaygı ile performans belirli bir noktaya kadar artar belirli bir noktadan sonra düşer.

Güç görevlerde başarı eğrisi düşerken basit görevlerde performans yükselir

2-BİREYSELLİĞİN YİTİRİLMESİ

Bu kavram bir bireyin kalabalık içindeyken tek başınayken normal koşullarda yapmayacağı bazı davranışları yapma olarak açıklanır. Bir kalabalık içindeyken kişisel kontrol mekanizmalarının yitirilmesi kişisel kimlik duygusunun azalması kaybolması ve buna ilişkin sapkın davranışlar üzerindeki kontrolünün kaybolması. Kalabalık içindeyken bir bireyin yaptığı davranış otomatikman insanlara sirayet eder buna sosyal bulaşma denir.

Sosyal bulaşma aracılığı ile daha rasyonel olan bireysel zihin yerini irrasyonel olan grup zihnine bırakır. Çağdaş psikologlar bu olguyu bireyselliğin yitirilmesi olarak açıklar.

Zimbardo bireyselliğin yitirilmesinin öncülleri (ortaya çıkaran koşullar)  bunun insanın psikolojik durumuna etkisi ve davranışsal sonuçlarını açıklamak için bir kuram açılıyor.

1-kimlik belirsizliği

2-sorumluluğun dağılması

Kalabalıkla bireyin kimliğinin takip edilmesi zor, kimliği teşhis edilmediği ve eylemi birçok kişi gerçekleştirdiği için sorumlu tutulmayacağı düşüncesi ile davranışı gerçekleştirir. (anti sosyal davranışlar)

Yan faktörler, gürültü, aşırı uyarılma bireyselliğin yitirilmesine katkı da bulunuyor. Bireyselliğin yitirilmesinin psikolojik özellikleri; kişinin kendini gözleme duygusunun azalması (dikkat dışarıya kayıyor) , diğerlerinin duygusunun daha az dikkate alma. Korku, utanç azalması, dürtüsellik, sonuca ilişkin ipuçları (ödül sonuç ilişkisi) kimlik belirsizliği, sorumluluğun dağılması.

Dikkate ilişkin ipuçları kişinin dikkatinin kendi üzerinde değil dış koşullara çekilmesi benlik farkındalığı ortadan kalkıyor.

Sosyal kimlik kuramı (yaklaşımı) ise yıkıcı kitle hareketlerinin altında yatan bunlar değil kalabalıklar bir araya gelip harekete geçtiği zaman kısa sürede yeni bir kimlik oluşturur ve o kimliğe uygun davranışta bulunur. Kimlik belirsizliği de kişilere grup normlarına uygun davranışı yaptırır. (grup normları ile açıklıyor).

 

 

Resim Gerd Altmann tarafından Pixabay‘a yüklendi

Bir yorum bırakın