Heider’in Nedensellik Yükleme Kuramı

0

İnsan tek başına yaşayabilen bir varlık değildir. Yaşamın her alanında evde, sokakta, işte, okulda, eğlencede.. diğer insanlarla ilişkide ve etkileşimde bulunan bir varlıktır. Bu konular üzerinde çalışan bilim dalı ise sosyal psikolojidir. Sosyal psikoloji temelde kişiler arasındaki ilişkileri ve bu ilişkilerden doğan etkileşimi çalışmalarında odak noktası olarak alır. Böylece kişilerarası ilişkiler sosyal psikoloji çalışmaları için büyük önem kazanmıştır. Bu noktada sosyal psikoloji en genel şekilde insanlar arasındaki sosyal etkileşimi ve bireylerin birbirini nasıl etki altında bıraktığını inceleyen bilim dalı olarak tanımlanabilir (Kağıçıbaşı 1988, Tolan 1983, Cüceloğlu 1997).

Toplumsal yaşam içinde insanlar çoğu zaman farkında olmadan bazen de bilinçli olarak çevrelerindeki diğer kişilerle ilgili izlenim ya da kanaatler oluştururlar. Bu izlenimler, karşıdaki kişinin sözlü ya da sözsüz davranışları, tavırları ve dış görünüşünden etkilenerek oluşur. Bir başka kişinin davranışı ve görünümün den etkilenerek onlara birtakım özellikler yüklenir (atfedilir).

Günlük hayatımızda genellikle yorumlarımızın altında yatan süreçlerin farkında olmasak da hepimiz karşılaştığımız olay ve insan davranışlarına nedensellik yükleriz. Nedensellik yükleme   (attribution) sosyal psikolojide, insanların davranış ve olayların nedenlerini açıklama, yorumlama sürecidir.

Bir başkasının duyguları, güdüler, niyetleri, davranış nedenleri ve kişilik özellikleri hakkında bilgi edinme sürecini ise sosyal algı olarak tanımlıyoruz.

Sosyal algı birbirini tamamlayan 4 süreci içerir,

1-Dış görünüşten hareketle bireyler hakkında yargıya varma

2-Sözel olmayan davranışlardan bireyler hakkında yargıya varma

3-Davranışlardan hareketle bireyler hakkında yargıya varma

4-İzlenim oluşturma (Bir kişiyle kurulan iletişim süresince algılanan özelliklerin değerlendirilerek o kişi hakkında bir fikir oluşturma sürecidir).

İnsanlar neden karşıdaki insana ve davranışlarına birtakım özellikler yükleyerek (atfedederek), anlamaya çalışır,  İnsanlar günlük yaşamlarında yalnızca diğer insanların davranışlarını gözlemekle kalmaz, aynı zamanda bu davranışları anlamakta ister. Özellikle de,insanlar gerçekleşen bir davranışı açıklama ve bu davranışın gelecekte tekrar edip etmeyeceğini tahmin etme ihtiyacı hissederler. (Heider 1958,Kelley 1972,Shaver 1975)

İnsanların herhangi bir davranışı açıklamada nasıl bir yöntem izlediklerini inceleyen ilk sosyal psikolog Fritz Heider’ dir. Heider, her insanın davranışı açıklamak için kullandığı bir genel kuramı olduğuna inanmıştır ve buna naif psikoloji adını vermiştir (Kağıtçıbaşı, 1999; 228).

Heider öne sürdüğü yükleme kuramında insanı, bilgi arayan, bu bilgileri belirli kurallar çerçevesinde analiz eden rasyonel varlıklar olarak tarif eder.

Heider’e göre insanlar atıflarda bulunarak iki temel gereksinimlerini gidermektedir: tutarlı, dengeli bir dünya görüşüne sahip olabilmek ve çevreleri üzerinde kontrol elde edebilmek. Bu gereksinimleri giderebilmenin bir amacı, insanların nasıl davranacaklarını öngörmektir. Eğer insanların neden belirli şekillerde davrandıkları açıklanabilir ve sonrasında nasıl davranacakları öngörülebilinirse bu, insanların dünyayı daha tutarlı ve kontrol edilebilir olarak algılamalarına neden olacaktır (Kağıtçıbaşı, 1999; 228).

Heider a göre 2 temel ihtiyaç var. (Yükleme kuramının 2 temel varsayımı):

1- İnsanlar içinde yaşadığı çevreyi yordanabilir, kontrol edebilir biçimde yapılandırmak için güdülüdür.

2- İnsanlar çevrelerinde gerçekleşen davranış ve olayları daima neden sonuç ilişkisinde görme eğilimindedirler.

Dolayısıyla, gözlemleyip nedenini bilmedikleri olayı anlamaya çalışırlar bu süreç yükleme kuramını oluşturur.

Heider insanların davranışları iki nedensel faktöre bağladığını öne sürer, bunlar

1-Davranışı yapan insanın kendine ait özellikleri

2-Çevresel koşullar

Davranış kişisel etkenlerle çevresel etkenlerin toplamı sonucu olarak gerçekleşir.

Kişisel etkenlerden kastedilen kişinin yetenekleri ve çabasıdır, yetenek o davranışı yapabilme kapasitesidir.

Kişisel nedensellik ise tüm kişisel etkenlerin yanı sıra kişinin yapmaya niyet ettiği davranışlarıda kapsar. Kişisel etkenleri söylerken, sorumluluk yüklerken davranışı yapmaya niyeti göz önüne alınır.

Çevresel koşullardan kastedilen ise, hukuk, topum kuralları, içinde bulunduğumuz her ortamın kendine özgü koşullarıdır.

Bir yorum bırakın