İhbar Tazminatı Nedir, Hangi Hallerde Ödenir?

0

Gerek işçinin işten ayrılmak istemesi durumunda, gerekse işverenin işçiyi işten çıkarmak istemesi durumunda her iki taraf da bu durumu birbirlerine yasada belirtilmiş olan süreler içerisinde bildirmek zorundadırlar. Bu bildirimleri yasada öngörülen süreler içerisinde yapmamak hem işçi için hem de işveren için tazminat ödemeyi gerektirmektedir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. Maddesine göre işçi işveren ilişkisinde iş akdini feshetmek isteyen taraf feshi (işten ayrılma isteğini veya işten çıkarma isteğini) yazılı olarak yasada belirtilen bildirim süreleri içerisinde diğer tarafa bildirmekle yükümlüdür.

Söz konusu bildirim süreleri işçinin aynı işyerinde çalıştığı toplam sürelere göre değişiklik göstermektedir. Şöyleki;

İşten ayrılmak isteyen işçi açısından;

-İşi altı aydan az sürmüş işçi iki hafta önce,

-İşi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi dört hafta önce,

-İşi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi altı hafta önce,

-İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi sekiz hafta önceden işverene bildirim yapmak zorundadır.

Aynı şekilde işçi çıkarmak isteyen işveren açısından;

-İşi altı aydan az sürmüş işçiye iki hafta önceden,

-İşi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçiye dört hafta önceden,

-İşi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçiye altı hafta önceden,

-İşi üç yıldan fazla sürmüş işçiye sekiz hafta önceden işçiye bildirim yapmak zorundadır.

Bu sürelere uyulmaması durumunda süreye uymayan taraf söz konusu sürenin ücretini ihbar tazminatı olarak diğer tarafa ödemek durumundadır. Bildirim süreleri bölünemez, kısmen uygulanamaz. Böylesi bir uygulama halinde, tüm bildirim süresi esas alınarak ihbar tazminatı ödenmesi gerekecektir.

Bir yorum bırakın