İyi ki Doğdun ATAM

0

Bandırma Vapurunda, Kız Kulesi açıklarında İtilaf Devletleri denetim görevlilerince silah ve kaçak malzeme aranması üzerine Atatürk arkadaşlarına,

“Bunlar hürriyet uğruna ölmeye karar verenlerin kuvvetini anlayamazlar. Biz, Anadolu’ya ne silah ne cephane götürüyoruz; biz ideali ve imanı götürüyoruz.”  demişti.

19 Mayıs: Ata'nın doğum günüm dediği tarih

19 Mayıs: Ata’mın doğum günüm dediği tarih…

1928 Yılında bir tür okullar arası şenlik olarak Selim Sırrı (Tarcan)  tarafından başlatılan “Jimnastik Şenlikleri”  ilk kez 19 Mayıs 1936 yılında tüm yurtta kutlanmaya başlanarak gençlik bayramına dönüştü.

Atatürk, 1938 yılında Ankara (19 Mayıs) Stadyumu’nda, ”Gençlik ve Spor Bayramı” olarak ilk kez yapılan gösterileri hasta olmasına karşın izledi.

20 Haziran 1938 yılında  ”Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’a ek yapılarak, 19    Mayıs resmen bayram ilan edildi. Böylece 1928 yılından beri Mayıs ayının üçüncü cuma günü kutlanan ”idman bayramı” ya da ”jimnastik şenlikleri”, Atatürk döneminde kabul edilen milli bayramların sonuncusu oldu ve ilk kez Atatürk’ün ölümünden sonra 1939 yılında “ Gençlik ve Spor Bayramı” adı altında kutlanmaya başladı.

1980 yılında ise bir düzenlemeyle adı ”19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı” olarak değiştirildi.

Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsuna çıkışı Türk Milleti için bir dönüm noktası ve Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcı olmuştur. Millî Mücadele’yi başlatmak üzere Samsun’da Anadolu topraklarına bastığı 19 Mayıs 1919 tarihinin önemi nedeniyle de 19 Mayıs’ı Türk gençliğine armağan etti.

Atatürk: “Gençler! Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler! Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum” derken Türk gençliğine olan güvenini de anlatmıştır. Yüce Atatürk’ün şu sözleri hepimiz için bir rehber olmalıdır: “Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir” demiştir. Atatürk’ü anlamak, yaşadıklarını ve fikirlerini bilmekle mümkündür.

Bir Ülkenin Yeniden Doğuşunun Altındaki İnanç; “Mutlaka muvaffak olacağız”.

Atatürk’ün Samsun’a yola çıkmadan önce, Cevat (Çobanlı) Paşa ile arasında geçen konuşma onun bu yola çıkıştaki azminin ve Türk Milletine olan inancını gösteriyor.

”- Bir şey mi yapacaksın Kemal?

– Evet, Paşam, bir şey yapacağım.

– Allah muvaffak etsin.

– Mutlaka muvaffak olacağız.”

Atatürk ile Samsun’a ayak basan ”9. Ordu Kıtaatı Müfettişliği” karargâhında bulunan silah arkadaşlarını hatırlamadan olmaz, o günlerin karanlığında bu ülke için Atatürk’le birlikte bir umut bir ışık gören kahramanlar;

Kolordu Komutanı Kurmay Albay Refet (Bele) , Müfettişlik Kurmay Başkanı Kurmay Albay Kazım (Dirik), Kurmay Başkan Yardımcısı Kurmay Yarbay Mehmet Arif (Ayıcı) , Birinci Şube Müdürü Kurmay Binbaşı Hüsrev (Gerede) , Müfettişlik Topçu Kumandanı Binbaşı Kemal (Doğan),  Ordu Sıhhiye Başkanı Dr. Albay İbrahim Tali (Öngören), ) Sıhhiye Başkan Yardımcısı Dr. Binbaşı Refik (Saydam), Müfettişlik Başyaveri Yüzbaşı Cevat Abbas (Gürer), Müfettişlik İkinci Yaveri Üsteğmen Muzaffer (Kılıç), Müfettişlik Emir Subayı Yüzbaşı Ali Şevket (Öndersev), Kurmay Başkanı Emir Subayı Üsteğmen Hayati, Yüzbaşı Mümtaz (Tünay),  Yüzbaşı İsmail Hakkı, Karargâh Komutanı Yüzbaşı Mustafa (Süsoy), İaşe Subayı Üsteğmen Abdullah, Şifre Kâtibi Birinci Sınıf Kâtip Faik (Aybars), Şifre Kâtibi Yardımcısı Dördüncü Sınıf Kâtip Memduh, Refet Bey’in Yaveri Üsteğmen Hikmet (Gerçekçi)

Bu vatan için  kurtuluş savaşında hayatlarını ortyaya koymuş  tüm kahramanlar gözünüz arkada kalmasın. Herşey çok güzel olacak.

 

 

 

 

 

Bir yorum bırakın