İkinci İstanbul Yaklaşımı Şirketlere ve Bankalara Ne Getiriyor?

0

Yeni çıkan torba yasada gerek firma borçlarının yapılandırılması açısından gerekse banka aktiflerinin iyileştirilmesi açısından bazı kolaylıklar getirilmektedir.

Bankaların tahsili gecikmiş alacakları toplamı yaklaşık 116 milyar TL civarındadır. Bunlar bir anlamda batık krediler toplamıdır. Ayrıca 30 günden 90 güne kadar ödemesi gecikmiş olan ve sorunlu krediler olarak adlandırılan alacaklar toplamı ise 280 milyar TL civarındadır. Her iki tutarın toplamı yaklaşık 60 milyar dolar civarındadır. Diğer taraftan firmaların borç ödeme sıkıntısı artarak devam etmekte ve konkordato ilan eden firmalar basından izlenmektedir.

Devam eden süreçte ekonomide  kredi faizleri 5-6 puan civarında düşmediği sürece, yine büyümenin %4-5 gibi oranlara gelmediği sürece  firmalar borç ödeme güçlüğünü yaşamaya artarak devam edeceklerdir. Böylece bankaların aktif kalitesi kötüleşmeye devam edecektir.

Yeni çıkan torba yasada bankalara kötü kredileri bilançolarından çıkarmak için kolaylıklar getirilmektedir. Mevcut mevzuata göre ödenmesi güç bir krediyi  defter değerlerinin altında bir değerle tahsil ve tasfiye eden banka yöneticileri zimmet suçlamasından  sorumlu tutulabiliyor ve  ileride haklarında dava açılabiliyordu. Bu yasa ile bu tip hukuki aksaklıklar giderilmektedir.

Enerji ve konut konusunda yeni fonlar kurulması planlanıyor. Bankalar tahsil etmekte güçlük çektikleri bir kısım alacaklarını bu fonlara devretmek suretiyle sorunlu kredilerden kurtulabileceklerdir. Bu fonlar devir aldıkları banka alacaklarını ilgilenebilecek yerli ve yabancı kurumlara satabilecekler ve elde ettikleri tutarlar bankalar ve fonlar arasında paylaşılacaktır.

Bankalar hukuki sorunlardan muhasebe mevzuatından korkarak bu kredileri bilançolarından silmekten çekinmeyeceklerdir.

Kredilerin yeniden yapılandırılmasında mevcut olan standartlar daha  genişletiliyor; BDDK mevzuatından ziyade kanun kapsamına alınıyor.

Bankalar bir şirketin ya da grup şirketlerin kredisini yeniden yapılandırabilecek, ana paradan düşebilecek, bunu zarar yazabilecek, faizini ayarlayabilecek hatta  o şirketi gerekirse kurtarmak için yeni kredi verebileceklerdir.

Burada önemli bir konu; kurtarılabilecek ve kurtarılamayacak şirket ayırımının yapılacak olmasıdır. İyi bir iş modeli olmasına rağmen arızi gerekçeler ile zora düşmüş, ama normal zamanda para kazanabilen firmaların kurtarılması önem arzedecektir. Diğer taraftan zaten sırtını devlete dayamış, teknolojisi olamayan gelir yaratmayan şirketlerin kurtarılması gerekmeyecektir. Bu firmaların ayırımı bağımsız denetim raporu ile belirlenebilecektir.

Bazı sorunlar yinede çözülmemiş gözüküyor; kredi borcu yapılandırılmış olsa dahi şirketler sermayesini yitirmiş durumda olacaklardır. Sermaye yetersizliği önemli bir sorun olarak duracaktır. Ayrıca bankalar bu kötü kredileri sattıkları, anaparadan sildikleri  zaman önemli miktarda zarar yazacaklar ve sermayeleri aşınmış olacaktır. Bankaların faaliyetine devam etmesi için bu sermaye yetersizliğinin giderilmesi konusu önemli bir sorun olarak duracaktır.

 

Resim Gerd Altmann tarafından Pixabay‘a yüklendi

Bir yorum bırakın