Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu

0

Obsesif-kompulsif kişiler, kuralcı, temizlik ve düzen konularında aşırı titiz ve inatçı denebilecek derecede ısrarcı, kararsız, cimri, duygusal dışavurumlarda kısıtlı olma özellikleri taşırlar.

Çalışkan olduklarından çoğu kez iş yaşamlarında başarılı olurlar, sorumluluk duygusu aşırı gelişmiş, ahlaki standartları yüksek, değer yargıları ve dünya görüşleri katı, kendilerinden beklentileri yüksek, her yaptığı işi eksiksiz ve tam yapmak isteyen, mükemmeliyetçi bir tutum içindedirler. Ancak bu davranışları dışardan dar görüşlü, işgüzar ve aşırı kuralcı olarak görülmelerine neden olur. Duygusal kısıtlamaları vardır, sevinçlerini, yakınlaşma duygularını gösteremezken kızgınlık ve öfke gibi duygularını çok rahat ifade edebilirler. Aşırı mantıklı, yargılayıcı ve ketlenmiş kişilerdir.

Bu kişilerin en göze çarpan özellikleri mükemmeliyetçi (yetkinci) olmalardır. Kusursuz olamaya yönelik çabaları o kadar yoğundur ki bir türlü geliştirdiği katı standartlara ulaşamadığından yapmakta olduğu işi sonuçlandıramaz. Ayrıntıların içinde kaybolur ve yapması gereken işin amacından uzaklaşır.

Yapılması gereken işleri diğer kişilerin kendisinin yaptığı gibi yapması konusunda inat ederler ve bu işleri başkalarının doğru yapamayacağı inancını taşırlar. Dinlenme için kendine zaman ayırmaktansa çalışmayı, bir şeyler üretmeyi tercih ederler. Bir konuda karar vermekte zorlanırlar bu yüzden karar verilmesi gereken durumlardan kaçınır veya ertelerler.

Bu kişilik bozukluğu olan kişiler dini veya kültürel değerlerle açıklanamayacak şekilde katı, kendilerine özgü ahlaki değerlere sahiptirler. Kişisel çıkarları olmadıkça başkaları ve kendileri için harcama yapmak istemezler. Çocukluk dönemlerinde karşılık bulmamış olan beklenti, istek ve özlemleri nedeniyle sahip olduklarını bırakamazlar genelde cimri kişiler olarak görülürler.

Obsesif-Kompulsif kişiler hayal gücü sınırlı, yeniliklere kapalı, çevresini etkileme gücü olmayan kişilerdir. Bazı yönlerden dürüst ve güvenilir olmalarına rağmen, bir yandan insanları incitmeye karşı duyarlılık gösterirken diğer taraftan aşırı eleştirel, kindar ve hoşgörüsüz olduklarından tutarsızdırlar.

Bu kişiler başkalarıyla düzeylerine ve içinde bulundukları konuma göre ilişki kurarlar. Kendilerine güç, otorite ve destek sağlamak, için üst konumda olan kişilere karşı oldukça saygılı hatta “dalkavukça” bir tutum içinde olmalarına karşın, kendilerine bağlı kişilere karşı oldukça kınayıcı, uzlaşmaz, beklentileri yüksek, kendilerini üstün gören ve katı bir tutum sergilerler. Bu davranışlarının altında yetersizlik duyguları yatar.

Obsesif- Kompülsif kişilerin diğer insanlarla yakınlık kurmaktan kaçınmalarının nedeni ise daha önceki deneyimleri sonucu yaşayabilecekleri hayal kırıklığına karşı geliştirdikleri savunma sisteminden kaynaklanmaktadır. Kurulacak bir yakınlık bu savunma sistemlerinin çökmesine ve kontrolünü kaybetmesine sebep olabilir düşünceleri taşırlar. Kendilerini ve çevrelerini kontrol altında tutmak isterler, denetimi kaybetmeye tahammülleri yoktur. Bu kişilerin yaptığı törensel davranışların altında istenmedik, denetleyemeyeceği olayların ortaya çıkmasını önlediği düşüncesi yer alır.

Bu kişilerin kusursuz olabilme çabalarının ardında kabul görmeyecekleri, yaptıklarının uygun bulunmayacağı endişesini taşımalarıdır. Ebeveynleri tarafından kabul görmemeleri ve değer verilmemelerine sebep olarak kendilerinin yeterince çaba göstermediklerine olan gizli inançları vardır.

Çocukluk dönemlerinde kendilerini geleceğe hazırlayacak, hayal gücünü geliştirecek, üretken ve donanımlı bir birey olmasını sağlayacak oyunlar yerine yetişkin bir insandan beklenen görev ve sorumlulukların verildiği, beklentisi yüksek, kınayıcı, mükemmeliyetçi ebeveynler tarafından yetiştirilmeleri sonucunda ortaya sadece görevlerini amaç edinen yapacak bir görevi olmadığında huzursuz olan ve görevlerini yaşamının amacı olarak gören, çok başarılı olduklarında dahi mutlu olamayan bir yetişkin çıkar.

Kendilerine koydukları yüksek standartları sağlayamadıklarında veya hedeflerine ulaşamayacakları düşünceleri ise depresyon yaşamalarının başlıca nedenidir.

Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu Tanı Ölçütleri (DSM-IV-TR, Türkçe HYB)*

Aşağıdakilerden dördünün (ya da daha fazlasının) olması ile belirli genç erişkinlik döneminde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, esneklik, açıklık ve verimlilik pahasına düzenlilik, mükemmeliyetçilik, zihinsel ve kişilerarasında kontrol koyma üzerine aşırı kafa yormanın olduğu sürekli bir örüntü;

1- yapılan etkinliğin asıl amacını unutturacak derecede ayrıntılar, kurallar, listeler, sıralama, organize etme ya da program yapma ile uğraşır durur
2- işin bitirilmesini zorlaştıran bir mükemmeliyetçilik gösterir (örn. Kendisine özgü aşırı katı ölçüler karşılanamadığı için bir tasarıyı tamamlayamazlar)
3- boş zamanlarını değerlendirme etkinliklerinden ve arkadaşlıklarından yoksun kalacak derecede kendisini işe ya da üretkenliğe adar (ekonomik gereksinmeleri ile açıklanamaz)
4- ahlak, doğruluk ya da değerler gibi konularda vicdanının sesini aşırı dinler ve esneklik göstermez (kültürel ya da dinsel özdeşim ile açıklanamaz)
5- özel bir değeri olmasa bile eskimiş ya da değersiz şeyleri elden çıkaramaz
6- başkaları, tam olarak kendisinin yaptığı gibi yapmayı kabul etmedikçe görev dağılımı yapmak ya da başkalarıyla birlikte çalışmak istemez
7- para harcama konusunda hem kendisine, hem de başkalarına karşı cimri davranır; para, gelecekte ortaya çıkabilecek felaketler için biriktirilmesi gereken bir şey olarak görülür
8- katı ve inatçıdır

Bu bozukluğun, katı bir disiplin uygulayan ve yeterince sevgi ve kabul göstermeyen ebeveyn tutumları ile yetişmiş bireylerde ortaya çıkabileceği düşünülmekte, ayrıca ailesel geçişlerin olabileceği de değerlendirilmektedir.

Anksiyete ve depresyona yatkın olan bu kişilerin uzun süreli analitik ve kognitif psikoterapiler yararlı olabilir.

 

* DSM-IV-TR; Amerikan Psikiyatri Birliği Tanı Ölçütleri Başvuru Elkitabı

 

 

Resim offthelefteye tarafından Pixabay‘a yüklendi

Bir yorum bırakın