İpek Yolu’nun Güzidesi: Beypazarı

0

Tarihte bir yolculuk yapmak ister misiniz? Eğer cevabınız “Evet!” ise Ankara’nın Beypazarı ilçesi sizin için biçilmiş kaftan!

Eski Çağ uygarlıklarından Hititlerin, Friglerin, Galataların, Romalıların Beypazarı çevresinde hüküm sürdükleri anlaşılmaktadır.

Beypazarı’nın Tarihçesi

Beypazarı’nda tarihî devirler öncesinde medeniyetlerin var olduğu tahmin edilmektedir. Bu kanıya zaman zaman yer altından çıkarılan harabeler, madenî paralar ve eşyalar ışık tutmaktadır. Eski Çağ uygarlıklarından Hititlerin, Friglerin, Galataların, Romalıların Beypazarı çevresinde hüküm sürdükleri söz konusu buluntular ışığında anlaşılmaktadır.

Beypazarı’nın Bizanslılar Dönemi’nde İstanbul – Ankara – Bağdat gibi tarihî geçit yolları üzerinde olduğu bilinmektedir. Yine bu dönemde Beypazarı’nın piskoposluk merkezi olduğu tarihî bulgularla sabittir. İlçenin adının Lagaina olduğu, İmparator Anastasius’un hüküm yıllarında Lagaina adına ek yapılarak ilçenin Lagaina Anastasiopolis adını aldığı haritalarda ve tarihî belgelerde görülmektedir.

Türklerin, Anadolu’nun kapılarını aralamasıyla Beypazarı önce Selçuklu Devleti, daha sonra Osmanlı Devleti himayesine girmiştir. Beypazarı’nın bir İslam yurdu olması Germiyanoğlu Yakup Şahin’in veziri Dinar Hezar Bey Dönemi’nde gerçekleşmiştir.

İlçeyi Germiyanoğulları Beyliği topraklarına katan Dinar Hezar’ın adını yaşatmak üzere ilçeye “Bey Hezarı” adı verilmiştir. Hezar Bey bugünkü Beytepe Mahallesi’nin bulunduğu yerdeki ormanlığın bir kısmını mahalle ve pazar yeri olarak halka açmıştır. Hezar Bey adına kurulan pazar ve panayırlara civar köy ve kasabalardan büyük rağbet olmuştur. Bu pazar yeri, zamanla Hezar Bey’in adını unutturmuş ve ilçenin adındaki Hezar kelimesinin yerini Pazar kelimesi almıştır.

Beypazarı’ndaki ilk Müslüman Türk sakinlerinin Ramazanoğulları, Dulkadiroğulları ve Eşrefoğulları beyliklerine mensup ailelerden olduğu, bu ailelerin ise Maraş ve Adana civarından göç ettikleri rivayetler arasındadır. Bu sakinlerin bugünkü Beytepe Mahallesi’nde yerleştikleri, mahalleye Bey adının verilmesi, eski ve büyük binaların daha çok bu mahallede yoğunlaşmasından anlaşılmaktadır. Evkaf kayıtlarından Beypazarı’nın Osmanlı idaresine girdikten sonra Bursa’ya bağlı bir bucak olduğu bilinmektedir.

Beypazarı’nın Tarihçesi

Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Beypazarı

Evsaf-ı Beypazarı: İlk banisi malum değildir. Lakin ilk fatihi Kütahya beylerinden Germiyanoğlı Yakup Şah’ın veziri Dinar Hezar’dır. Onun için şehre Hezari de derler. Haftada bir gün güzel ve müzeyyen (süslü) pazarı olup cem’i (bütün) zikıymet (kıymetli) eşya bulunur…

Halkı garipperver ve ehlikerem serverlerdir. Kadınları gayet müeddep ve afif olur…

Coğrafi Konum

Beypazarı, Ankara merkeze 90 km uzaklıkta, eski İstanbul – Ankara yolu üzerinde Ankara’nın batısında yer alan bir ilçedir. Beypazarı’na komşu ilçeler arasında Ayaş, Güdül, Çamlıdere, Kıbrısçık, Nallıhan, Mihalıççık, Polatlı, Seben yer almaktadır. Eskişehir ve Bolu’ya komşudur. Işık, Aladağ ve Köroğlu dağlarından ayrılan kollar ilçe merkezine kadar uzanır. İlçede yaylalar, ovalar, vadiler yer alır. Maden açısından zengin bir ilçedir.

Ekonomi

Tarım, hayvancılık, madencilik, turizm, sanayi, el sanatları ilçenin başlıca gelir kaynakları arasında yer alır. Beypazarı’nda maden suyu, linyit, demir, feldispat, orniks mermer, beyaz mermer, kömür, pentoit maden kaynakları bulunmaktadır. Havuç, marul, buğday, arpa, aysberg pirinç vb. tarım ürünleri hasadı yapılmaktadır. Ayrıca ilçede Dutluca ve Kapullu kaplıcaları meşhurdur. Yeni kaplıcalar da ilçeye yapılmış ya yapılmaktadır.

Tarihî Mekânlar

Beypazarı’nda gezilip görülebilecek, tarih içinde yolculuk yapabileceğiniz birçok eser sizi beklemektedir. Bunlar arasında Beypazarı konakları, Taş Mektep, Suluhan, Kurşunlu Camisi, Akşemseddin Camisi, Sultan Alâeddin Camisi gibi birçok caminin yanı sıra Rüstempaşa Hamamı, Gazi Gündüzalp Türbesi, Karacaahmet Sultan Türbesi gibi tarihî yapılar ve türbeler de yer almaktadır.

Beypazarı’nda Gezinti

Beypazarı farklı mekân seçenekleriyle gezi yapmak için şirin bir ilçe. İlçe merkezindeki eski Osmanlı tarzı cumbalı evler, tarihî yapılar sizi alıp geçmişe götürebilir. Ayrıca müzeler de tarihi aydınlatması açısından önem arz etmekte. Merkeze yakın bir konumdaki Hıdırlık Tepesi’ne çıktığınızda tüm ilçeyi ayaklarınızın altında görebilirsiniz.

Doğayla iç içe olmak isterseniz İnözü Vadisi sizi bekliyor. Bunun yanında Eğriova Tabiat Parkı, Karagöl Millî Parkı, Sorgun Barajı, Sorgun Yaylası ve Gölü, Kirazlı Yaylası, Avdan Yaylası, Saray Yaylası vb. tabiat harikası ilçenin doğal zenginlikleri arasında. Bunlara Süvari Çayı’nı eklemek mümkün.

Ayrıca Macun köyü Açık Hava Müzesi de doğal köy yaşamını tatmak için bulunmaz bir fırsat.

Beypazarında Ne Yenir Ne İçilir?

Ne Yenir Ne İçilir?

Beypazarı’nın leziz yöresel yemekleri damak tadınıza farklı lezzetleri sunması açısından eşsiz bir deneyim olabilir. Bu yöresel ürünler arasında şunları saymak mümkün: Etli yaprak sarma, 80 katlı -yemesi pek tatlı sözleri eşliğinde satılır- baklava, Beypazarı kurusu, Beypazarı simidi, Beypazarı güveci, cevizli sucuk, havuç suyu, dut pekmezi, dut reçeli, Beypazarı tarhanası, höşmerim… Listeyi uzatmak mümkün.

Beypazarında Ne Yenir Ne İçilir?

Beypazarı Hediyelik Eşya ve El Sanatları

Hediyelik Eşya ve El Sanatları

Beypazarı merkezde sevdiklerinize ve tabii kendinize hediyelik eşya almakta zorluk çekmezsiniz. Gümüş ve altın işçiliği Beypazarı’nın gözdelerinden. Kolye, yüzük, kemer, bileklik, telkâri işçiliği çalışmaları takılar arasında. Ayrıca bakır işçiliği ile yapılmış semaver, cezve, fincan da seçeneklerinizde yer alabilir. Ağaç oyma, ahşap işçiliği ürünleri de aklınızın bir köşesinde bulunabilir.

Beypazarı Hediyelik Eşya ve El Sanatları

Tüm bunları söyledikten sonra Beypazarı insanının misafirperver ve sevecen kişiliklerini de hesaba katarsak bu tarih kokan şirin ilçeyi ziyaret etmeden olmaz sanırım…

 

 

 

 

 

 

 

Emre Gürbüz

gurbuzemre88@gmail.com

 

Bir yorum bırakın