Hıdrellez Zamanı

0

Ülkemizde Hıdrellez Bayramı 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece başlar.

Her sene baharın gelişi, doğanın canlanması hıdrellez şenlikleri ile kutlanır. Baharla birlikte bolluk ve bereket de gelmektedir. Yeni bir başlangıç, yeniden canlanıştır bahar.

Baharın gelişi ile yapılan bu kutlamalar hıdrellez olarak adlandırılır. Hıdrellez; darda kalanlara, ihtiyacı olanlara karada yardım eden Hızır ile denizde yardım eden İlyas’ın bir gül ağacı altında buluştuklarına inanılan gündür.

Efsaneye göre Hızır ile İlyas karanlıklar ülkesinde Hayat Suyunu bulup içmiş ve artık ölümsüz olmuşlardır. Ölümsüzlük suyunu içtikten sonra ayrılırlar  ve  yılda bir kez, 5 Mayısı 6 Mayısa bağlayan gece buluşurlar.

Dilek Nasıl Dilenir?

Bu gece Hızır’ın her yerde gezineceği ve bereket saçacağı inancıyla evler, bahçeler temizlenir, mutfak kapıları, bahçe kapıları kapatılmaz, cüzdanlar açık olarak bırakılır. Gece gü lfidanlarının dibine dilekleri temsil eden resim, para veya dileklerin yazılı olduğu notlar bırakılır. Ertesi gün sabahtan bu kâğıtlar, resimler gül dibinden alınıp bir suya bırakılır. Yeni kilit alınarak evlenmek isteyen genç kızların başında kilit açılır.

Hıdrelleze mutlu girmek için eğlenceler düzenlenir. Ateş yakılarak sağlıklı olmak için dilek dilenir ve üç kez ateşin üstünden atlanarak dileğin gerçekleşeceğine inanılır.

Hıdrellez’de okunacak dua;

Bismillahirahmanirahim

Bin bir adım bir adım /Allah bir adım adım / Kerim kerem Allah /Başımda bir duman var yardım eyle ya Allah / La ilaha illallah muhammeden resullullah yetiş imdadıma hızır ile Allah birsin sen kulla mişersin biz gibi kulların yardımcısı sensin hızır deryada erdim murada amin.

Hıdrellez’in Kökeni; Sümerlerden Bugüne Hıdrellez.

Hıdrellez kutlamalarına, bilinen en eski tarihte Sümerlerde rastlanmaktadır.  Günümüzden 6000 bin yıl önce yaklaşık MÖ 4000 yılından MÖ 2000 li yıllara kadar Mezopotamya’da hüküm süren Sümerlerden kalan yazılı kaynaklarda bu kutlamalarla ilgili anlatılar zamanımıza kadar ulaşmıştır.

Sümerler çok tanrılı bir inanç sistemine sahipti ve hemen her eylem için bir tanrı veya tanrıçaya inanırdı. Aynı zamanda tarımla uğraştıkları ve geçimlerini bu yolla sağladıkları için tarım ve hasadın iyi olması, verimli olması onlar için oldukça önemliydi. Bu nedenle Sümer efsanelerinde Aşk Tanrıçası İnanna ve Sümer şehir devletlerinden Uruk’un da kralı olan Çoban Tanrısı Dumuzi ’nin evliliği anlatılır.

Bu evlilik toprağın verimini artıracak, ölümsüzlükleri bolluk ve bereket getirecektir. Sümerler’den bu yana bilinen bu kutlamalar, güzellik, çekicilik,  bereket ve çoğalma gibi pek çok şeyi temsil eden Tanrıça İnanna ile Çoban Tanrısı Dumuzi için yapılan kutsal evlilik töreninin zaman içinde dönüşmüş halidir.

Muazzez İlmiye Çığ’ın yazmış olduğu İnanna’nın Aşkı Sümer’de inanç ve kutsal evlenme- kitabında anlatılan efsane özetle şunu anlatır.

Güzellik, bereket ve çoğalma tanrıçası İnanna, Çoban Tanrısı ve aynı zamanda kral olan Durmuzi ile evlenir.  Düğünden sonra İnanna kız kardeşi olan yer altı tanrıçası Ereskigal”i görmeye gider. Ancak “gidip de dönülmeyen” ülke olarak anılan yeraltı ülkesinin Tanrıçası Ereskigal, İnanna’yı rakip görerek cesete dönüştürür, yealtına hapseder. İnanna’nın kocası Durmuzi’yi baştan çıkarması için yeryüzüne güzel kızlar gönderir. Bunun üzerine İnanna diğer tanrılardan yardım ister, diğer tanrıların araya girmesi ile yerine birini bulmak şartıyla yeryüzüne gönderilir.

İnanna yeryüzünde yerine birini ararken herkesin yokluğuna çok üzüldüğünü ve yas tuttuğunu ancak kocasının bir kızla eğlendiğini görür. Buna çok kızan İnanna kendi yerine kocasını yer altına gönderir. Bu seferde kocasının kız kardeşi olan Rüya Tanrıçası Geştinanna abisi Dumuzi için üzülür ve yılın yarısı abisinin yerine kendisi yer altında kalacağını söyler, bu dileği kabul edilir. Böylece Dumuzi kış aylarında yer altında kalır, bahar ayından itibaren kalan yarıyılda yer üstüne çıkıp karısı İnanna ile birleşir. Sümer inancına göre  bu birleşmenin sonucu olarak her taraf yeşillenir, doğa yeniden canlanır, hayvanlar yavrular, bereket ve bolluk gelir . Bu inanç sebebiyle büyük kutsal törenler yapılır.

 

Not; Sümer Aşk Tanrıçası İnanna, Akadlarda İştar, Yahudi dininde Astarta, Antik Yunanda Afrodit, Romalılarda Venüs olarak adlandırılmıştır.

Çoban Tanrısı Dumuzi ise adını takvimlerde yer alan Temmuz ayı ile devam ettirmektedir.

 

Resim Couleur tarafından Pixabay‘a yüklendi

Bir yorum bırakın