Çocuklarda Yeme Bozukluğu:ARFID

0

Çocuklarda yeni, teşhis edilmesi zor yeme bozukluğu: ARFID

Çok yeni tanınan ve nedenleri hakkında çok fazla bilgi olmayan bir yeme bozukluğu ARFID yani Kaçıngan/kısıtlayıcı gıda alımı bozukluğu. Uzmanlar henüz ARFID hakkında yeterli bilgi olmasa da, çocukluk çağında tedaviye başlanmadığında ciddi sağlı sorunlarına neden olabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Bu bozukluk Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı (DSM-5) te ancak 2013 yılında tanımlanmış olduğundan diğer yeme bozukluklarına göre daha az bilinmektedir.

Çoğu çocukta belirli dönemlerde yemeklerde seçicilik olması bilinen bir durumdur. Yeni yiyecekleri denemek istemezler, daha önce severek tükettikleri yiyecekleri yemek istemezler ve çoğu zaman tabaklarına ne koyarsanız koyun reddedebilirler. Bunların olması normaldir ve genellikle çok uzun sürmez. Uzmanlar çoğu çocuğun 6 yaşına kadar yiyecekleri şeylerde seçici davranmasını normal olarak görür.

Bu seçicilik çok uzun süre devam ettiğinde, bu konuda yaşanan sıkıntılar yemeğin rengi, dokusu, yumuşaklığı gibi çeşitli özellikleri bahane edilerek reddedilmesi aşamasına geldiğinde ve çocukta ciddi sağlık sorunlarına yol açacak kadar kontrolden çıktığında, bu artık bilinen yemek seçiciliğinin dışında kalır ve ARFID – Kaçıngan, kısıtlayıcı gıda alım bozukluğu olarak tanımlanır.

ARFID teşhisi konan çocukların %70 ini kız çocukları oluşturmakla birlikte,  erkek çocuklarda da diğer yeme bozukluklarından daha fazla rastlanılmaktadır.

ARFID olmanın sebebi nedir?

ARFID, pek çok kişinin bildiği (anoreksiya nervoza gibi) yeme bozukluklarından çok farklıdır çünkü bu bozukluğun ”bozuk beden algısı” ya da “kilo verme isteğiyle” hiçbir ilgisi yoktur ve ne yazık ki daha çok çocuklarda görülmektedir

Genellikle travmaya dayalı olabileceği düşünülmektedir. Yaşadıkları travma bu yiyecekleri tüketmenin ölümlerine sebep olacağı inancını yerleştirmiş olabilir. Veya belirtilere erken yaşlarda gerçekleşen olumsuz bir deneyim neden olmuş olabilir.  Erken doğan bebekler için, hastanede ağız ve buruna hortum takılması ya da rahatsızlık verecek şekilde müdahale edilmesi, çocukluk döneminde yaşanan (yemek sebepli) tıkanma, boğulma, kusma gibi deneyimler, bakım veren kişi ile kurulan sağlıksız ilişki ya da depresyon ve kaygı gibi psikososyal sorunlardan kaynaklanabilir.

ARFID Ne Gibi Etkileri Olabilir?

ARFID yaşayan çocuk ve yetişkinlerin diyetleri çok kısıtlıdır bu nedenle arkadaşları, sosyal çevreleri ile ilgili de stres ve endişe yaşayabilirler. Yiyebileceği şeyler çok kısıtlı olduğundan arkadaşlarıyla ortak aktivitelerden kaçınabilirler, bu aktiviteler onlar için zorlayıcı olabilir. Sosyal açıdan işlevlerini kısıtlayabilir.

Çoğu aile çocuklarının bu durumunu “ yemek konusunda her zaman seçici” olarak açıklasa da çoğu kez zaman içinde çocukların yedikleri yemek çeşitleri aşamalı olarak azalmaktadır. İlk başlarda diyetlerinde 20 çeşit yemek yer alırken zaman içinde 15 daha sonra 10 çeşit yemek daha sonra ise daha az yemek çeşidi yer alabilir.

Nasıl Tedavi Edilir? Aileler Nasıl Davranmalı?

Uzmanlar ARFID tedavisinin hem medikal hem de psikosoyal yönden yürütülmesi gerektiğini ifade etmekte. Ailelerin yemek için çocuklarını zorlamaması, suçlamaması veya utandırmaması önemle vurgulanmaktadır. Çocuğun diğer çocuklarla kıyaslanmaması, diğer çocukların yemeklerin nasıl yediğinin anlatılmaması, bu durum ne kadar üzücü ve sinir bozucu olsa da bunu belli etmekten kaçınılması önerilmektedir. Büyük bir ihtimalle çocuk zaten bu duyguları içselleştirmiştir ve farklı, utanmış, suçlu hissediyordur.

Uzmanlar Kaçıngan / kısıtlayıcı gıda alım bozukluğu konusunda bilinçlenmenin, hastalığın önlenmesine ve tedavisine katkıda bulunacağına ve bu noktada ilk ve en önemli alanın ev olduğuna dikkat çekiyor. Bu konuda endişesi olan ebeveynlerin, sorunun aylar hatta yıllarca sürmesini beklemeden, çocuk doktorları ya da aile hekimleriyle konuşmalarını öneriyorlar.

 

 

Kaynak: Good.is,

healthline

 

Resim avitalchn tarafından Pixabay‘a yüklendi

Bir yorum bırakın