Bir Kaygı Bozukluğu;Panik Atak

0

Tüm kaygı bozuklukları, korkuya verdiğimiz doğal tepkiler etrafında şekillenir.  Panik ve endişe stresli ve tehlikeli durumlarda herkesin yaşayabileceği bir duygudur Hepimiz hayatımızın bir noktasında kaygı yaşarız, bu insan olmanın bir parçasıdır, bedenin bir sorun/tehdit olduğunu gösterme şeklidir.

Ancak bu korku ve ataklar hayatınızın kontrolünü ele geçirip sizi belirli şeyleri yapmaktan alıkoyduğun da gerçek bir sorun haline gelir.

Panik atak, yaşanması son derece korkutucu ve rahatsız edici olabilen ani, beklenmedik ve yoğun bir anksiyete dalgasıdır. Genellikle 5 ila 30 dakika arası sürer.

Panik ataklar birdenbire ortaya çıkabilir ama her zaman bir şey tarafından tetiklenirler. Tetikleyiciyi bulmak, bu süreci yönetmenize yardımcı olacaktır

Bu anksiyeteye nefes darlığı, uyuşukluk, tuvalete gitme ihtiyacı kulaklarının çınlaması, göğüs ağrısı, titreme, baş dönmesi, terleme,  kalp çarpıntısı, mide bulantısı gibi fizyolojik belirtilerin yanında Kontrolü kaybetme korkusu,  Kapana kısılma hissi, ölüm korkusu gibi psikolojik belirtiler eşlik eder.

Bu semptomların yoğunluğu daha da fazla kaygıya neden olur. Aslında, bir panik atağı tanımlayan şey fiziksel semptomların yanlış yorumlanmasıdır,  vücudunuzda meydana gelen bu fiziksel semptomları, tehlikeli ve ölümcül olarak yorumlanması nedeniyle yaşanan aşırı endişe ve panik durumudur.

Panik bozukluğun sebepleri kesin olarak açıklanmasa da, yas, travma veya stres yaşamak, ailede bu rahatsızlığa sahip birinin olması, beyindeki nörotransmitterlerde dengesizlik gibi bir çok nedenle bağlantılı olabileceği düşünülmektedir.

Panik atak belirtileri yaşıyorsanız öncelikle altta başka bir sağlık sorunu olmadığından emin olmak için bir doktora görünün.

Her şey gerilime ve bunun hakkında nasıl “düşündüğümüze” bağlı.

Paniğinizin başlayacağını hissettiğinizde, kırmızı “DUR” işaretiyle size uyarı veren bir trafik polisiniz gözünüzde canlandırmaya çalışın ve sonra kendinize “DUR” deyin.

Panik atak yaşarken ne yapılmalı?

-İlk korkuyu hissettiğinizde yavaş ve derin nefes alın, omuzlarınızı gevşetin ve olabildiğince rahatlayın.

-Semptomlarla savaşmayın bekleyin ve geçmeleri için zaman verin, mümkünse olduğunuz yerde kalın.

-Yaşadığınız şeyin bedenin stres ve kaygı nedeniyle verdiği tepki olduğunu unutmayın, bunun hayati tehdit olmadığını ve geçeceğini hatırlayın.

-Dikkatinizi kendinizden uzağa ve çevrenizdekilere odaklamayı deneyin veya sizi mutlu ve huzurlu hissettiren bir şeyi gözünüzde canlandırın.

-En kötünün gerçekleşeceği ile ilgili olumsuz düşünceleri olumlu düşüncelerle değiştirmeye çalışın. Bayılmayacak, kalp krizi geçirmeyecek veya ölmeyeceksiniz.

-Yaşadığınız semptomların tehlikeli olmadığını kendinize hatırlatın. “Güvendeyim, bu sadece kaygı ve stresten”, “Bu duygular geçecek”, “Daha öncede böyle oldu ve geçti”, “Hiçbir zarar görmeyeceğim” gibi başa çıkma ifadeleri geliştirin ve kullanın.

*Olumlu düşünmenin ne kadar önemli olduğunu özellikle vurgulamak gerekmektedir; endişeli insanlar her zaman olumsuz bir şekilde düşünme eğilimindedir ve bu sadece korkuları besleyerek sorunları çözümsüz hale getirir.

Panik Ataklarla doğru bir şekilde başa çıktığınızda uzun sürmeyecektir.

Panik Atakların Tekrarlanmasını Önlemek İçin;

*Patik Ataklarla ilgili bilgi edinin

*Stresi ve gerginliği azaltmak için düzenli fiziksel egzersiz yapın, nefes alma tekniklerini öğrenin

*Şekerli yiyecek ve içecekler, kafein, alkolden kaçının ve sigarayı bırakın, bunlar atakları kötüleştirebilir.

Panik bozukluğu tedavi edilebilir ve tam bir iyileşme sağlayabilirsiniz. Baş etmekte zorlanıyorsanız en kısa zamanda bu konuda bir uzman yardımına başvurun.

Bir yorum bırakın