PiyasalarDOLAR$EUROSTERLİN£
HABERFLY
Gündem

Çölü yeşertme hayali 72 yıldır süren ekolojik yıkıma dönüştü

Geçmişte bir devletin çölleri tarım alanına dönüştürme hırsı, bölgede 72 yıldır telafi edilemeyen çevresel felaketlere yol açtı. Kuruyan deniz, yok olan ekosistem ve milyonları etkileyen sağlık krizi bu projenin ağır mirası olarak tarihe geçti.

SSözcü Gündem11 Eylül 2026 06:182 okunma1 dk okumaKaynak: Sözcü Gündem
Çölü yeşertme hayali 72 yıldır süren ekolojik yıkıma dönüştü

Bir zamanlar dünyanın en büyük dördüncü iç su kaynağı olan, balıkçılık ve ticaretle çevresindeki yerleşim yerlerine hayat veren devasa su kütlesi, 72 yıl önce başlayan yanlış sulama politikaları nedeniyle bugün bir çölün ortasında tuzdan bir kabuk halini aldı. Yetkililerin verilerine göre, söz konusu doğal su kaynağının yüzölçümü, geçen süre zarfında yaklaşık yüzde 90 oranında küçüldü.

Tarım Projesi Felakete Dönüştü

Geçtiğimiz yüzyılın ortalarında pamuk üretimini artırmak amacıyla bölgedeki nehir sularının yönü değiştirilerek çöl arazilerine kanallar inşa edildi. Kısa vadede tarımsal üretimde artış sağlasa da uzun vadede bölge ekolojisi için yıkıcı sonuçlar doğuran bu proje, geri dönüşü olmayan bir krizin fitansı oldu.

Su seviyesinin hızla düşmesiyle birlikte bölgede çölleşme, tuz fırtınaları ve biyoçeşitlilik kaybı gibi ciddi sorunlar baş gösterdi. Balıkçılık endüstrisi tamamen çökerken, liman kentleri ve kıyı kasabaları kara parçalarının ortasında birer hayalet şehre dönüştü.

Milyonlarca Kişi Sağlık Sorunlarıyla Karşı Karşıya

Suyun çekilmesiyle ortaya çıkan tuz tabakası, rüzgârla taşınarak çevredeki tarım alanları ile yerleşim bölgelerine ciddi zararlar verdi. Yapılan araştırmalar, bölge halkında solunum yolu hastalıkları, kanser vakaları ve doğumsal anomali oranlarında ciddi artışlar olduğunu ortaya koydu. Yerel halk, nesillerdir bu çevresel felaketin bedelini ödemeye devam ediyor.

Restorasyon Çabaları Yetersiz Kalıyor

Uluslararası kuruluşlar ve çevre örgütlerinin yıllardır yürüttüğü iyileştirme projelerine rağmen tablo hâlâ iç açıcı değil. Uzmanlar, eski su seviyesine ulaşmanın neredeyse imkânsız olduğunu belirterek, en azından mevcut durumun korunması ve bölgedeki yaşam koşullarının iyileştirilmesi için küresel düzeyde işbirliği çağrısı yapıyor.

Bu çevresel felaket, insan müdahalesinin doğal denge üzerindeki yıkıcı etkisinin en çarpıcı örneklerinden biri olarak tarih kitaplarındaki yerini koruyor. Bölgede yaşayan milyonlarca insan ise her geçen gün bu kararın bedelini ödemeye devam ediyor.

Bu haberi paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram

İLGİLİ HABERLER