Nişasta bazlı şekerin görünmeyen tehlikesi: Obeziteden diyabete uzanan zincir
Uzmanlar, nişasta bazlı şekerin vücutta hızla emilip yalnızca karaciğerde parçalanabilmesi, insülin direncini tetiklemesi ve tokluk hissi oluşturamaması nedeniyle obezite ve kronik hastalıklara kapı araladığını belirtti.
Beslenme uzmanları, gıda sanayisinde yaygın kullanılan nişasta bazlı şekerin (NBŞ) insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Yapılan araştırmalar, bu tür şekerin vücutta normal şekere kıyasla çok daha hızlı emildiğini ve yalnızca karaciğerde metabolize edilebildiğini ortaya koydu.
İnsülin direncini tetikliyor
Nişasta bazlı şekerin en büyük tehlikelerinden birinin insülin direncini artırması olduğu vurgulandı. Hızlı emilim nedeniyle kana bir anda yüksek miktarda glikoz karışması, pankreasın aşırı insülin salgılamasına yol açıyor. Bu durumun zamanla hücrelerin insüline karşı duyarlılığını yitirmesine ve tip 2 diyabet riskinin belirgin şekilde yükselmesine neden olduğu bildirildi.
Tokluk hissi yeterli oluşmuyor
Uzmanlar, nişasta bazlı şekerin beynin tokluk merkezini yeterince uyaramadığını, bu nedenle kişinin yedikten kısa süre sonra tekrar acıktığını ifade etti. Bu durumun aşırı kalori alımına ve kilo artışına zemin hazırladığı, obezite riskini ciddi ölçüde yükselttiği kaydedildi.
Zincirleme sağlık sorunlarına davetiye
Tek başına bir risk faktörü olarak değerlendirilmemesi gereken nişasta bazlı şeker tüketiminin, kalp-damar hastalıkları, karaciğer yağlanması ve metabolik sendrom gibi birçok kronik rahatsızlığı tetikleyebileceği vurgulandı. Özellikle çocuklar ve gençler arasında hazır gıda, gazlı içecek ve paketli atıştırmalıklar aracılığıyla yoğun şekilde tüketilen NBŞ'nin, uzun vadede halk sağlığını tehdit eden boyutlara ulaştığı belirtildi.
